Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Carlos Maria Dominguez - Kağıt Ev İncelemem

Carlos María Domínguez’in Kâğıt Ev adlı novellası bana göre kısa ama oldukça etkileyici bir eser. İlk bakışta kısa bir polisiye gizem ya da bibliyofil bir adamın hikâyesi gibi görünse de satır aralarında kitap sevgisinin hangi noktada takıntıya dönüştüğünü, okumanın insanı nasıl özgürleştirirken aynı zamanda nasıl esir alabileceğini sorgulayan çok katmanlı bir anlatı sunuyor. 2002 yılında yayımlanmasına rağmen uzun yıllardır ilgi gören, 20’den fazla dile çevrilen bu eser; bana kalırsa okuması kolay olmayan, ancak barındırdığı gizem duygusu sayesinde bir o kadar da keyif veren başarılı bir novella. Carlos María Domínguez yalnızca bir romancı değildir; aynı zamanda gazeteci, araştırmacı, biyografi yazarı ve edebiyat eleştirmenidir. Eserlerinde sürekli olarak kitaplar, kütüphaneler, hafıza, kimlik, yalnızlık ve edebiyat tarihi karşımıza çıkar. Bu yönüyle Jorge Luis Borges’in kurduğu edebî geleneğin çağdaş temsilcilerinden biri olarak değerlendirilir. Borges’e duyduğu hayranlık, şu anda in...
En son yayınlar

Ahmet Şerif İzgören - At Şu Adımı kitabı incelemem

​ At Şu Adımı, Ahmet Şerif İzgören’in yalnızca bireysel başarıyı merkeze alan klasik kişisel gelişim anlayışının dışına çıkmaya çalıştığı; odağı bireyin kendisinden çok topluma çevirdiği bir eser. Emek, etik, toplumsal sorumluluk, iş kalitesi, ekip ruhu, üretim, eğitim ve iyilik gibi kavramlar üzerinden bireysel dönüşümün ancak toplumsal dönüşümle anlam kazanabileceğini savunuyor. Kitabı okurken özellikle Bi Dünya Kitap Grubu’nun yönetim anlayışında da uygulamayı düşündüğüm birçok not alma ihtiyacı hissettim. Eser, “Nasıl daha başarılı olabilirim?” sorusundan çok daha temel bir sorunun peşine düşüyor: “Nasıl toplum için daha yararlı, daha anlamlı, daha üretken ve daha uyumlu bir insan olabilirim?” İzgören’e göre insanın hayallerine yaklaşabilmesi; yalnızca motivasyonla değil, emek, bilgi, planlama, ekip çalışması, etik, tutku ve eylemin aynı çizgide buluşmasıyla mümkün olabilir. Bu açıdan bakıldığında kitabın adı da oldukça isabetli seçilmiş. Buradaki “adım”, yalnızca fiziksel bir hare...

Matt Haig - Radley Ailesi İncelemem

Kitaba üst üste çok fazla kurgu dışı, psikolojik altyapısı olan ve okuması zor kitaplar okuduğumdan dolayı başladım. Matt Haig’in akıcı bir dil kullandığını bildiğim için kafa dağıtmak amacıyla okumayı tercih ettim. Kitap, ilgi çekici bir konunun etrafında ilk bakışta şekilleniyor; dört kişilik bir aile olan Radley Ailesi aslında bir vampir ailesidir. Ancak sosyal hayata da ölçülü ve saygın bir şekilde adapte olmaya çalışan bu aile, çocuklarından da, yer yer kendilerinden de  vampir olduklarını saklamaktadırlar. Roman, doğaüstü bir varlık hikâyesini aile içi sırlar, bastırılmış arzular, toplumsal uyum ve kimlik inkârı gibi temalarla birleştirmeyi amaçlayarak bana kalırsa yazılmıştır.  Fikirdeki canlılık ne yazık ki romanın anlatısına aynı ölçüde yansımıyor. Radley Ailesi, iyi bir romanın başlangıç malzemesine sahip olmasına rağmen elindeki temaları yeterince derinleştiremeyen; yer yer zekice görünen fakat çoğu zaman fazla kolaycı ilerleyen bir eser izlenimi bırakıyor. Vampirli...

Cahit Zarifoğlu - Yaşamak kitabı incelemem

​ Cahit Zarifoğlu’nun Yaşamak adlı eseri, günlük türüne edebi bir derinlik kazandıran, şiir, deneme, mektup, iç konuşma ve yer yer bilinç akışı tekniğini aynı metinde buluşturan özgün bir yapıttır. Bana göre yalnızca Türk edebiyatında değil, Dünya edebiyatında da benzeri az görüleceğini düşündüğüm bu eser, yalnızca bir günlük değil; bir şairin zihnine, ruhuna ve hakikat arayışına açılan kapıdır. Kitaba ilk başladığınızda yer ve tarih başlıkları sebebiyle klasik bir günlük okuyacağınızı düşünebilirsiniz. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun alışılmış anlamda bir günlük olmadığını fark edersiniz. Zarifoğlu, yaşadıklarını kronolojik bir düzen içinde aktarmaktan ziyade, hafızasının çağrışımlarını takip eder. Böylece eser, bir hayat hikâyesinden çok bir ruh haritasına dönüşür. Okur; çocukluğuna, askerlik yıllarına, İstanbul’daki edebiyat çevrelerine, Anadolu gözlemlerine, Avrupa seyahatlerine, babasıyla ilişkisine, evliliğine, çocuklarına, sanat anlayışına ve inanç dünyasına dağınık görünen fak...

Nurullah Genç - Omuzlarımda Dünya İncelemem

​ Nurullah Genç, çağdaş Türk şiiri denilince akla gelen ilk beş isimden biridir diye düşünüyorum. Ancak onu yalnızca şair kimliğiyle tanımlamanın, özellikle bu kitabı okuduktan ve roman alanındaki ödüllerini de öğrendikten sonra eksik bir bakış açısı olacağı kanaatindeyim. Kitap genel anlamda otobiyografik ve anı kategorisinde değerlendirilebilecek bir eser olsa da, içerisindeki şiirsel dokunuşlar ve edebî kalite anlatıyı çok daha üst bir seviyeye taşımaktadır. Bu kitap basit bir otobiyografik anlatı, bir farkındalık hikâyesi ya da bir başarı öyküsü olarak yorumlanmamalıdır. Aslında kaybolmaya yüz tutmuş bir insan tipinin, bir ahlak anlayışının ve bir medeniyet tasavvurunun hikâyesi olarak okunabilmelidir. Birçok otobiyografik anlatıda ana kahraman yazarın kendisidir. Ancak bu kitapta durum biraz farklıdır. Nurullah Genç, anlattığı bölümlerde genellikle kendisini ikinci ya da üçüncü planda tutarak hikâyeyi tamamlar. Örneğin; Sibirya gazisi Bekir Ağa, oğlu Seyfullah, Gülçehre Ana, köy o...

Beyhan Budak - Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi İncelemem

​ Beyhan Budak, kesinlikle ülkemiz çağdaş psikoloji alanının en çok duyduğu isimlerden birisi. Onu sadece sosyal medyada popüler videolar üreten bir isim olarak değerlendirmek yanlış olur. O herkesin bu kategoriyi anlaması aşamasında çok özel bir dil kullanıyor. Çünkü Budak’ın kurduğu dil, akademik psikolojinin klinik tonuyla gündelik hayatın kırılgan gerçekliği arasında bir köprü kuruyor. Özellikle günümüz insanının “iyi görünürken içten içe tükenme” hâlini anlatmadaki başarısı, onu klasik kişisel gelişim yazarlarından ayırıyor. O nedenle ben kişisel gelişim-psikoloji yazarı olarak kendimce onu tanımlıyorum.  Şimdi incelemesini yaptığım Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi kitabı da tam olarak bu bahsettiğim dili kullanarak, psikolojik dayanıklılık, sınır koyma, bastırılmış duygular, geçmişe saplanıp kalma, duygusal hassasiyet ve insanın kendisiyle kurduğu problemli ilişki üzerine düşünürken; bunu akademik bir dil ile değil, gündelik hayatın içinden örneklerle yapıyor. Bu da ilk baş...

Sinem Sal - Mihrap kitabı incelemem

​ Sinem Sal ile tanışma kitabım olan Mihrap, genel çerçeveden bakacak olursak çocuk gözünden bir yas hikayesi. 12 Eylül öncesi sonrası dönemlerle alakalı bu ara çok sık kitap okuyorum ve üst üste geldi ve gariptir ki hep de çocuk gözünden olmaya başladı. Roman aslında büyük siyasi olayların yansımalarının sadece sokaklarda değil de, evlerde de anlattıldığını bir çocuğun gözünden bakarak bize çok daha aslında içine gireceğimiz bir ortam yaratarak samimiyeti ile yüreklerimize dokunarak anlatıyor.  Mihrap, Sinem Sal’ın Bizim Zamanımız romanında yetişkin hâliyle tanıttığı Mihrap’ın çocukluğuna iner. Yaptığım araştırmaya göre iki kitabı sıralı okumaya gerek yokmuş, sadece bir kök hikayesi olarak görmekte anladığım kadarıyla fayda var. Mihrap karakterini yetişkin olarak da görmek isteyenler o kitabı da okuyabilir.  Şimdi gelelim kitabımıza; kitabın adı da olan Mihrap, 12 Eylül döneminde İstanbul Hasköy’de yaşayan, çocuk aklıyla dünyayı anlamlandırmaya çalışan, neşesiyle acısını bast...