Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bahar Eriş - Boyun Eğmeyen Kadınlar(Dahice Dedikodular) İncelemem

​ Bahar Eriş ve Boyun Eğmeyen Kadınlar, yazardan okuduğum ilk kitaptı. Kitaba genel olarak baktığımda, yalnızca güçlü ve başarılı kadınları anlatmaktan ziyade daha fazla görünmez bırakılmış deha kadınların hikâyelerine odaklandığını söyleyebilirim. Kitabın çıkış noktası oldukça çarpıcı bir sorgulamaya dayanıyor: “Deha” denildiğinde zihnimizde neden neredeyse hep erkek isimleri beliriyor? Erkek egemen altyapı ve tarihsel konjonktür düşünüldüğünde bu durum ilk bakışta normalmiş gibi görünse de, kitabı okudukça görünmez bırakılan ya da erkeklerden çok daha büyük başarılara imza atan kadınların hiç de azımsanmayacak kadar fazla olduğunu açıkça görebiliyoruz. Bu soru yalnızca dilimize değil; tarih yazımına, eğitim anlayışımıza ve kolektif hafızamıza yöneltilmiş güçlü bir itiraz niteliği de taşıyor. Bahar Eriş, yıllardır OT dergisinde kaleme aldığı yazıları bir araya getirirken aslında eksik bırakılmış bir tarihin boşluklarını doldurmaya çalışıyor. Ancak bu kitap, kadınları erkeklerle yarışt...

Carlos Maria Dominguez - Kağıt Ev İncelemem

Carlos María Domínguez’in Kâğıt Ev adlı novellası bana göre kısa ama oldukça etkileyici bir eser. İlk bakışta kısa bir polisiye gizem ya da bibliyofil bir adamın hikâyesi gibi görünse de satır aralarında kitap sevgisinin hangi noktada takıntıya dönüştüğünü, okumanın insanı nasıl özgürleştirirken aynı zamanda nasıl esir alabileceğini sorgulayan çok katmanlı bir anlatı sunuyor. 2002 yılında yayımlanmasına rağmen uzun yıllardır ilgi gören, 20’den fazla dile çevrilen bu eser; bana kalırsa okuması kolay olmayan, ancak barındırdığı gizem duygusu sayesinde bir o kadar da keyif veren başarılı bir novella. Carlos María Domínguez yalnızca bir romancı değildir; aynı zamanda gazeteci, araştırmacı, biyografi yazarı ve edebiyat eleştirmenidir. Eserlerinde sürekli olarak kitaplar, kütüphaneler, hafıza, kimlik, yalnızlık ve edebiyat tarihi karşımıza çıkar. Bu yönüyle Jorge Luis Borges’in kurduğu edebî geleneğin çağdaş temsilcilerinden biri olarak değerlendirilir. Borges’e duyduğu hayranlık, şu anda in...

Ahmet Şerif İzgören - At Şu Adımı kitabı incelemem

​ At Şu Adımı, Ahmet Şerif İzgören’in yalnızca bireysel başarıyı merkeze alan klasik kişisel gelişim anlayışının dışına çıkmaya çalıştığı; odağı bireyin kendisinden çok topluma çevirdiği bir eser. Emek, etik, toplumsal sorumluluk, iş kalitesi, ekip ruhu, üretim, eğitim ve iyilik gibi kavramlar üzerinden bireysel dönüşümün ancak toplumsal dönüşümle anlam kazanabileceğini savunuyor. Kitabı okurken özellikle Bi Dünya Kitap Grubu’nun yönetim anlayışında da uygulamayı düşündüğüm birçok not alma ihtiyacı hissettim. Eser, “Nasıl daha başarılı olabilirim?” sorusundan çok daha temel bir sorunun peşine düşüyor: “Nasıl toplum için daha yararlı, daha anlamlı, daha üretken ve daha uyumlu bir insan olabilirim?” İzgören’e göre insanın hayallerine yaklaşabilmesi; yalnızca motivasyonla değil, emek, bilgi, planlama, ekip çalışması, etik, tutku ve eylemin aynı çizgide buluşmasıyla mümkün olabilir. Bu açıdan bakıldığında kitabın adı da oldukça isabetli seçilmiş. Buradaki “adım”, yalnızca fiziksel bir hare...

Matt Haig - Radley Ailesi İncelemem

Kitaba üst üste çok fazla kurgu dışı, psikolojik altyapısı olan ve okuması zor kitaplar okuduğumdan dolayı başladım. Matt Haig’in akıcı bir dil kullandığını bildiğim için kafa dağıtmak amacıyla okumayı tercih ettim. Kitap, ilgi çekici bir konunun etrafında ilk bakışta şekilleniyor; dört kişilik bir aile olan Radley Ailesi aslında bir vampir ailesidir. Ancak sosyal hayata da ölçülü ve saygın bir şekilde adapte olmaya çalışan bu aile, çocuklarından da, yer yer kendilerinden de  vampir olduklarını saklamaktadırlar. Roman, doğaüstü bir varlık hikâyesini aile içi sırlar, bastırılmış arzular, toplumsal uyum ve kimlik inkârı gibi temalarla birleştirmeyi amaçlayarak bana kalırsa yazılmıştır.  Fikirdeki canlılık ne yazık ki romanın anlatısına aynı ölçüde yansımıyor. Radley Ailesi, iyi bir romanın başlangıç malzemesine sahip olmasına rağmen elindeki temaları yeterince derinleştiremeyen; yer yer zekice görünen fakat çoğu zaman fazla kolaycı ilerleyen bir eser izlenimi bırakıyor. Vampirli...