Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Georgi Gospodinov - Bahçıvan ve Ölüm İncelemem

​ Georgi Gospodinov; yazar, şair ve oyun yazarıdır. Zaman Sığınağı adlı eseriyle Uluslararası Booker Ödülü’nü ve Strega Avrupa Ödülü’nü kazanmış; Üzüntünün Fiziği ise Jan Michalski ve Angelus Ödülleri’ne layık görülmüştür. Eserleri bugüne dek 25 dile çevrilmiştir. Gospodinov’un yazınsal tarzı, yakın dönem Avrupa’nın kolektif kaygılarını merkeze alan karmaşık anlatılar üzerine kuruludur. İncelemesini yaptığım bu kitapta da aynı yaklaşımı açıkça görmek mümkündür. Yazarın bilinçli olarak tercih ettiği bu karmaşık anlatım biçimi, okura yalnızca bir hikâye sunmaz; aynı zamanda travmatik ve duygusal sürecin bir parçasıymış hissi uyandırır. Bu durum, Gospodinov’un gerçeklik algısına bizi çeken en önemli nedenlerden biri olarak değerlendirilebilir. Şiirsel dili ve ironiyi ustalıkla kullanması da onu çağdaş yazarlar arasında ayıran belirgin özelliklerdendir. Gospodinov, kendi öz babasını 20 Aralık 2023’te kanser nedeniyle kaybetmiştir. 2024 tarihli Bahçıvan ve Ölüm adlı kitabı, bu kişisel, unut...

Osman Balcıgil - Yağmur Çiseliyor İncelemem

​ Osman Balcıgil, biyografik unsurları ön planda olan kitapları yazarken gösterdiği başarı ve araştırmacı ruhuyla hafızamda yer etmiş kıymetli bir yazardır. Bu kitabında ise biyografik anlatımdan bir ölçüde koparak, daha çok tarihî unsurlara belgeli bir şekilde yer verir ve yakın dönem tarihimizin en karanlık olaylarından birine odaklanır. Bunu yaparken son derece soğukkanlı bir dil kullanır. Ayrıca 1980 askerî darbesine giden sürece ışık tutacak bir altyapıyı da bu romanda görmek mümkündür; bu açıdan da eser ayrıca değerlendirilmelidir. Roman, adını daha önce hem annesinin hem de kendisinin biyografik anlatısına romanlarında yer verdiği kıymetli şairimiz Nâzım Hikmet’in, 1930 yılında yazdığı aynı adlı şiirinden alır: Yağmur Çiseliyor. İsim seçimine değinmeden geçmek istemiyorum; Türkiye’nin yakın geçmişinde var olan baskı ve müdahaleleri anlatmak için “yağmur” metaforunun kullanılması bana göre son derece yerindedir. Kitapta Osman Balcıgil’in gazetecilik ve araştırmacılık kimliğini yi...

Melisa Kesmez - Çiçeklenmeler İncelemem

​ Melisa Kesmez, sosyoloji mezunudur. Yazarlık, gazetecilik ve fotoğrafçılık alanlarında eğitim almıştır. Bazen Bahar ile 2017 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nde mansiyon almış, Nohut Oda ile ise 65. Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görülmüştür. Kitaba Melisa Kesmez novella diyor; ben de bu nedenle kitaptan “novella” olarak bahsedeceğim. Yazarın hikâye anlatıcılığını çok daha güçlü bulduğumu söyleyerek bu novellayı değerlendirmek istiyorum. Çiçeklenmeler, yas anlatısına sessiz bir başkaldırı olarak okunabilir. Pek çok anlatının aksine, bu kitapta geçmişte yaşanmış bir hayatın değil; ölümle birlikte şekillenen, sonradan gelen bir hayatın izlerini takip ediyoruz. Ölümle biçimlenen bir yaşamın, yavaş yavaş cesaret kazanarak geçirdiği dönüşüme tanıklık ediyoruz. Novella, ana karakter Türkan’ın eşini kaybetmesiyle açılıyor. Ancak daha ilk sayfalardan itibaren okur, yas tutulan şeyin yalnızca Orhan’ın ölümü olmadığını da sezebiliyor. Asıl yas; yıllar boyunca süren görünmezliğe, sessizli...

Ahmet Büke - Deli İbram Divanı İncelemem

​ Ahmet Büke, pek çok ödüle sahip, edebi dili son derece doyurucu ve araştırma–analiz yeteneği yüksek bir yazar. Öykü türünde kendini fazlasıyla kanıtlamış olan Büke, Deli İbram Divanı ile roman alanındaki başarısını da okura güçlü bir biçimde göstermeyi başarmıştır.  Çağdaş edebiyatımızın en özgün isimlerinden biri olan yazar, yazmaya 32 yaşında başlar. Çocukluğu; hikâyeler, masallar ve efsaneler arasında geçer. Babasının iyi bir okuyucu olması, Varlık dergileri ve küçük yaşta karşısına çıkan Dede Korkut hikâyeleri onun yazarlığının temel taşlarını oluşturur. Üç Kemal ise Büke için çok kıymetlidir: Kemal Tahir, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal. Acının içinden geçerken bile umudu okuruna hatırlatmayı sürdüren Büke’ye göre politikanın olmadığı bir edebiyat yerinde saymaya mahkûmdur.  Yazar, Deli İbram Divanı’nı koronavirüs döneminde yoğun araştırmalar yaparak kaleme aldığını; balık tutmayı bilmediğini, yüzmeyi 20 yaşında öğrendiğini, tekne tamirinden denizcilik terimlerine kadar birç...

Selçuk Aydemir - Mahalleden Arkadaşlar İncelemem

​ Selçuk Aydemir denilince ilk akla gelen kuşkusuz komedidir; ancak Gassal dizisiyle, yeteneğinin yalnızca komediyle sınırlı olmadığını güçlü bir biçimde kanıtlamıştır. Genç bir yazar olan Aydemir aslında uçak mühendisidir, fakat sanat tutkusu onu bu mesleği bir kenara bırakmaya yöneltmiştir. Kuzeni Burak Aksak ile birlikte kaleme alıp yönettikleri Ramazan Güzeldir dizisi, bu iki ismin ilerleyen yıllarda Türk komedi dünyasının en etkili senaristleri hâline gelmesinin adeta habercisi olmuştur. Aksak, Leyla ile Mecnun ile; Aydemir ise Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikilisiyle yaptığı projelerle Türkiye’de komedinin yönünü belirleyen isimler arasına girmiştir. 2015 yılında geleneksel Türk tiyatrosunun doğaçlama anlayışını modern bir sahneleme tekniğiyle birleştiren Mahşer-i Cümbüş topluluğunda yönetmenlik yapmıştır. Aynı yıl yayımladığı Mahalleden Arkadaşlar adlı kitabının tüm gelirini Koruncuk Vakfı’na bağışlayacağını duyuran Aydemir, daha sonra bu hikâyeyi Liseden Arkadaşlar adlı devam kit...

Yekta Kopan - Belki Yaz Erken Gelir İncelemem

​ Yaptığım araştırmalarda, bu kitabın Yekta Kopan’ın hikâye anlatıcılığı açısından bir dönüm noktası olduğu, olgunluk dönemi eseri olarak kabul edildiği yönünde pek çok yorumla karşılaştım. Ben ise Yekta Kopan’ı ilk kez bu kitapla okuduğum için bu konuda bir karşılaştırma yapamayacağım. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Belki Yazar Erken Gelir, gündelik hayatın sıradan anlarını sade ama etkileyici bir biçimde anlatıyor. Anlatım dili oldukça tatmin edici; üstelik hikâye okumayı pek sevmeyen biri olarak kitabı hiç sıkılmadan bitirebildim. Biraz Yekta Kopan’dan bahsetmek istiyorum. Onu ilk olarak, gecenin üçünde yayınlanan Oscar Ödül Törenleri’nden tanıyorum. O dönemlerdeki yorumları, entelektüel duruşu ve sinema kültürüyle, bir filmsever olarak her zaman saygı duyduğum bir isimdi. Sonra, tıpkı birçok kişi gibi, onu “Şimşek McQueen” ya da “Sid” seslendirmeleriyle tanıdım. Meğer çocukluğumun belleği tamamen onun sesiyle örülmüş! “Şirinler”deki Güçlü Şirin, Geleceğe Dönüş’te Marty McFly...

Alex Schulman - Hayatta Kalanlar İncelemem

Alex Schulman'ın Malma İstasyonu kitabı okuduktan sonra bu kitabını da kesinlikle okumalıyım dedim. Sanırım yakın zamanda çıkmış, ancak hala ülkemizde raflarda yerini almamış bir kitabı daha mevcutmuş. O da inşallah en kısa zamanda çevirilir. Bu kitabını da okuyarak Alex Schulman'ın Türkiye'de yayınlanan tüm kitaplarını da okumuş bulundum, hayran olmaya başlamış olabilirim. Schulman'dan diğer incelememde uzun uzun bahsettim, o nedenle direkt kitaba giriş yapacağım; bu kitapta da yine bir aile dramı var. Malma İstasyonunda kuşaklar arası bir aile dramı varken, bundaki dram bir aile içinde gerçekleşiyor. İki kitabın da ilk göze çarpan ortak noktası zamansal geçiş konusunda karşımıza çıkıyor. Bu kitapta da geçmiş ve şimdiki zamanda yolculuk halindeyiz. 3 erkek kardeş olan Nils, Benjamin ve Pierre'in annelerinin ölümünün ardından zaman dilimimiz kitapta şekilleniyor. Şimdiki zaman diliminde sondan başa doğru olayların neden bu noktaya geldiğini okuyoruz. Bu da okuyucuyu...

Alex Schulman - Malma İstasyonu İncelemem

Alex Schulman şu an günümüz İsveç Edebiyatının en önemli 5 isminden birisi. Sadece yazar değil, gazeteci, blog yazarı ve televizyon ve radyo programcısı da aynı zamanda. Hatta kendi ülkesinde podcast dünyasında en tanınan isim. Babası TV yapımcısı ve gazeteci, annesi ise TV sunucusudur. Kariyerine film eleştirmeni olarak giriş yapmıştır. Daha sonra çevirmenlik ve köşe yazarlığı da yapmıştır. İsveç'in en önemli mizah sitesinin sahibidir. Podcastleri, İsveç Podcast Radyo Ödülleri En İyi Orijinal Kanal ve En İyi İsveç Kanalı ödüllerini kazanmıştır. 4 otobiyografik kitap yazmış ve hepsi de İsveç'te çok satanlar arasına girmiştir. 2020'de yayınlanan ilk romanı Hayatta Kalanlar ile Schulman, uluslararası ilk büyük çıkışını yapmıştır. Yayın hakları otuz üç ülkeye satılan ve dünya çapında büyük beğeni toplayan Hayatta Kalanlar, Alex Schulman'ı küresel sahnede dikkate alınması gereken bir edebi güç olarak konumlandırmıştır. Şu an incelemesini yaptığım kitabı ise şimdilik son kit...

Sibel Türker - Cennette Gibiyim İncelemem

Sibel Türker, çağdaş Türk edebiyatının en özgün ve etkileyici kadın yazarlarından biridir. Roman, öykü ve deneme türlerinde eserler veren Türker, özellikle kadınların iç dünyasını, toplumsal baskı altında ezilen bireylerin ruhsal kırılmalarını, psikolojik derinliği yüksek karakterlerle işler. Kendisini “kadınlığın sınırlarında dolaşan, edebiyatı hem bir sığınak hem bir direniş alanı” olarak gören bir yazar olarak tanımlanır. Eserlerinde yalnızlık, korku, kadın bedeni, patriyarka, sınıfsal yoksunluk gibi temalar ön plandadır. Edebi kalite olarak kendisini sevmemek mümkün değil. Önce Irmak Zileli, sonra da kendisi ile tanıştım. Çağdaş edebiyatımızın güçlü kalemleri olan kadınlarını görmek geleceğimiz adına heyecan verici. Edebiyatın ülkemizdeki en kıymetli iki ödülünün de aynı zamanda sahibi: Duygu Asena(2 kez) ve Yunus Nadi Roman Ödülü. Kitaba geçecek olursam; önce ismi ile başlamak istiyorum. Romanın adıyla kurduğu karşıtlık, aslında Türkiye’deki kadınların “cennette gibiyim” denilen y...